Tuba Ekinci Haberleri
Tuğba Ekinci'nin Seksi
Fotoğrafları İçin Tıklayınız

Resimleri büyütmek için üstüne
tıklayınız
 
  

Tuğba Ekinci'nin Tüm Resimleri İçin Tıklayınız
BAŞA DÖN
 Tuğba Ekinci, Şahin Özer’den ayrılma nedenini “Bana gelecek kaygısı
yaşattı. Maddiyi bırakın, manevi olarak da hiçbir şey vermedi” sözleriyle
açıkladı. Ekinci, Erol Köse’yle anlaşma yapıp yapmadığıyla ilgili olarak
ise “Erol Bey asla ve asla evliliği bozmaya çalışan bir erkek değildir.
Bir yapımcı hiç değildir. Benim karşıma bir anlaşma koyacağını sanmıyorum.
Ayrıca şu anda kimseyle çalışma kararında değilim" dedi.
Şenay Düdek ve Müge Anlı’nın sunduğu, Kanal D ekranlarında yayınlanan
“Dobra Dobra”ya Şahin Özer, Aylin Coşkun ve Okan Karacan konuk oldular.
Tuğba Ekinci’nin Erol Köse’ye yaptığı “Beni transfer et” çağrısının
ardından bir basın açıklaması yapan Şahin Özer “Tuğba’da benim çocuğum. Bu
hayata başlangıç tarihinde ben varım. Onunla ilgili bir spekülasyonun
içine girmek beni üzdü. Başka bir insanın sesiyle ve görüntüsüyle bir
organizasyon sunduğum için Türk halkından özür diledim. Ama proje
doğruydu, şarkı doğruydu. Albüm yaparken çeşitli kıstaslar arıyoruz.
Sadece sesi güzel diye yaptığımız albümlerle bir yere varamıyoruz.
Yatırdığımız parayı geri alabilmemiz için“Showgirl”den de yararlanmamız
lazımdı.Yanlış adrese yanlış hedef göstererek hayatını devam ettirmeye
çalışıyor. Yanlışlarında ısrar ederse bir anda silinebilir de” dedi.
Telefonla yayına bağlanan Tuğba Ekinci ise Özer’in eleştirilerine
şöyle cevap verdi: “Buzda Dans olmadan önce ben evime kapanmıştım. Şahin
Özer’den yardım istiyordum. 2. kasetime başlanması için her gün gidip
yalvardım. Derdimi fazla da anlatamadım. "Benim yolum farklı, lütfen
yolumu açın" dedim, dinletemedim’
BAŞA DÖN
Şahin Özer, Tuğba Ekinci'nin ekranlardan Erol Köse'ye seslenip "Beni
artık transfer et, sen ateş, ben barut" diye seslenmesiyle ile ilgili
olarak basın toplantısı düzenledi. Toplantıya 'Türkiye'ye böyle bir
canavar kazandırdığım için özür dilerim' diyerek başladı.
Şahin Özer, "Bugüne kadar Türk Halkına 35 tane yıldız yetişdirdim ve
hayatımda ilk kez bir sanatçı yüzünden basın toplantısı düzenliyorum.
Kendisi tabii ki başka bir firmayla çalışabilir. Erol Köse benim
kardeşimdir, ama bunun maalesef bir hukuki prosedürü var. Kendisiyle 3
albümlük bir sözleşmem var. 1.5 milyon dolarlık bir sözleşme vardır. Tuğba
Ekinci bunun karşılığında hukuki cezası neyse onu ödemek zorundadır. Bunu
ben söke söke alırım. Bir hukuk devletinde yaşıyoruz ve kanunlarımız neyi
gerektiriyorsa o yapılacaktır" dedi.
EKSTRALARA GİDİP ŞİRKETE HİSSESİNİ VERMİYORDU
Tuğba Ekinci son üç aydır sorunlar yaşadığını dile getiren Özer,
sıkıntılarını şöyle dile getirdi: "Kendisi en son kocasının klibinde
oynadı. Kocasından ayrı klibinde oynadı ve 'Ben para almadım' dedi. Böyle
bir şey yok. Beni ikna edebilirsin ama sokaktaki insanı ikna edemezsin.
Kocasından çok para aldı. Bir çok ekstraya gitti. Şirketin hissesi olanı
hiç ödemedi. Ödemek mecburiyetinde mukavelesi dolana kadar ödemelidir. Üç
dört aydır bu konular nedeniyle aramız açıktı"
EROL KÖSE : 'TEMİZLEN GEL'
Özer, basın toplantısında Ekinci'nin aylardır Erol Köse'ye haber
gönderdiğini ama Köse tarafından kabul edilmediğini söyleyerek
meslektaşına teşekkür etti. Özer, "Erol'a aylardır mesaj gönderiyor.
Erol'la biz senelerdir aynı mesleği yapıyoruz. Ağabeylik yaptığım müzik
sektöründe Erol'un da “temizlen bize gel” demesi kadar doğal bir şey yok.
Erol da onu yaptı. Onun için teşekkür ediyorum” dedi.
TAZMİNATI ARKADAŞLARLA YİYECEĞİZ
Şahin Özer, Ekinci'den alacağı 1.5 milyon dolar tazminatı
şirketindeki yeni sanatçılar için harcayacağını söyledi. Özer, "Bir
mukavelemiz var. Mukaveleye göre tazminatını ödediği zaman istediği yere
gidebilecek.
3 kasetlik anlaşmamız var. Bir tanesi yerine geldi. İki tane daha kaset
anlaşması var. Şu saatten sonra medyada söylediği kelimelerden sonra bu
şirkette olmasına imkan ve ihtimal yok. Bize verdiği malzemelerle hukuk
mücadelemizde haklı çıkacağız. Yatlar katlar ve araba aldığını bankada
trilyonlarca parası olduğunu söylüyor. Eğer ki o paraları aldıysa buna
sebep benim. O zaman bizim hakkımıza düşeni Türkiye Cumhuriyeti hukuk
mahkemelerinden alacağız. Ben Sema Çelebi’de değilim. O paraları aslanlar
gibi alıp arkadaşlarla harcayacağız. Yeni gençlere harcayacağız" dedi.
ÖZÜR DİLESE DE AFFETMEM
Tuğba Ekinci'nin yaptığı davranışlar neticesinde kendisinden özür
dilese bile şirketiyle yollarının ayrıldığını söyleyen Özer, "Özür dilese
bile kesinlikle kendisinin bu şirkette işi olamaz. Ama mahkeme kapılarında
Tuğba Ekinci’nin özür diler halini göstereceğim. Bunun için size söz
veriyorum. Çünkü parayı şöhreti hak etmeyenden hem şöhretini hem
kazandıklarını alır insanlar" dedi.
TUĞBA'YA KASET YAPTIĞIM İÇİN ÇOK PİŞMANIM
Şahin Özer, basın toplantısı sonrası Tuğba Ekinci'ye kaset
yapmasının pişmanlığını yaşadığını söyledi. Ekinci'yle olan tanışmalarını
anlatan Özer, "Best Fm'in gecesinde tanıştık kendisiyle. Sedat Ayrancı,
bana getirdi. Sonrada sevgili bestekar arkadaşım bu kızın şarkısını
getirdi. Dinledikten sonra “Bu kıza kaset yapacağım” dedim. O güne çok
pişmanım. Keşke yapmasaymışım. Böylelikle başladık. Tanıtımlarda mankenlik
yapıyordu. Bir zaman Star'da VJ’lik yapıp kovulmuş. Kaset yaptık. Bir show
girl verdim. Ama şarkı söylemediği için Türk halkına riyakar davrandığımız
için özür diliyorum" dedi.
BAŞA DÖN
Arabasını parçaladığı ve yüzüne şişe fırlattığı iddiasıyla Tuğba
Ekinci’yi mahkemeye veren Zeynep Yılmaz, Ekinci'nin "O Şimdi Asker"
şarkısının klibinde rol almasıyla ilgili "Onu kırmadım ve klipte rol
aldım, ama o bunu sonraki günlerde kıskandı. Kıskançlığı bana zarar
vermeye kadar vardı. Bu yüzden kalçalarımı sigortalatacağım” dedi.
BAŞA DÖN
Ahmet Hakan, önceki gün Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinden Hülya
Avşar'a "medyaya geri dön" çağrısı yaptı. İşte Hakan'ın kaleminden,
Avşar'a yapılan o çağrı:
Biz nereden bilebilirdik ki, sen bırakıp gidince meydanın Tuğba Ekinci
adlı bir felakete kalacağını. Hani senin için "Arsız" falan diyorduk ya...
Meğer biz henüz "arsızlık nedir" görmemişiz. Biz henüz "Ne kadar rezil
olursak o kadar iyi" felsefesini düstur edinmiş biriyle tanışmamışız.
Sen âlemden çekilince ortalık karışmıştır, düzen bozulmuştur. İşte bu
nedenle sevgili "Avşar kızı", biz ettik sen etme! Gel, tez elden çık
ortaya! Ekranlarımızı işgal et! Gazetelerimizin birinci sayfalarına kurul!
Eskisi gibi mızıldanmayacağız. Yeter ki bizi Tuğba Ekinci adlı şu
felaketten kurtar!
Yemeğin sürpriz konuğu
Hülya Avşar, 14 Şubat'ta sevgilisi Sadettin Saran, kızı Zehra ve onun bir
okul arkadaşı ile Etiler Günaydın Restaurant'ta yemek yedi. Avşar, yemeğin
sonunda mekandan Zehra ve arkadaşıyla çıktı.
BAŞA DÖN
Buzda Dans yarışmasından elenen şarkıcı Tuğba Ekinci, geçtiğimiz gün
Taksim’de bir mağazanın açılışına katıldı.
Ekinci, yarışma boyunca polemik yaşadığı jüri üyesi Sema Çelebi’den özür
dilediğini söyledi: "Daha önce göz göze geldiğim bir bayan olmadığı için
Sema Hanım’ı ilk zamanlar pek sevmiyordum. Ama tanıdıkça onun iyi biri
olduğunu ve kendisine daha saygılı davranmam gerektiğini anladığım. Sonra
da telefon açarak ondan özür diledim ve barıştık."
BAŞA DÖN
Son günlerin olay kadını Tuğba Ekinci, basın mensuplarının
karşısında mutluluk banyosu yaptı. Mutlu bir insan olduğunu söyleyen
Ekinci " Mutsuz olsam kendimi eve kapatırım dışarı çıkmam" dedi.
Şarkıca Tuğba Ekinci, önceki gün Oksiart güzellik merkezi'nde çikolata
banyosu yaptı.
BAŞA DÖN
Tuğba Ekinci, Almanya turnesine sansasyonla başladı. Ekinci'nin
konserinde striptiz şov yaptığı iddia edildi."O Şimdi Asker" şarkısıyla
şöhreti yakalayan Tuğba Ekinci, Almanya turnesine sansasyonla başladı.
Ekinci, Nürnberg'de Çakkıdı Disco'da verdiği ilk konserinde striptiz şov
yaptığı iddia edildi. Tuğba Ekinci ise striptiz yapmadığını söylerken, bu
haberin kendisi dışında yayıldığını söyleyerek kendisini savundu.
BAŞA DÖN
İkinci Semra Hanım
Ünlü pskiyatrist Haydar Dümen duygu ve düşüncelerini agresif olarak
dile getirmekle eleştirdiği Sema Çelebi’yi “Gelinim Olur musun”
programının kavgalarıyla ünlü yarışmacısı Semra Hanıma benzetti. Sema
Çelebi de bu benzetmeye “Siz de erkek Semra Hanımsınız. Türkiye’deki
lakabınız bu zaten” sözleriyle cevap verdi.
Şenay Düdek ve Müge Anlı’nın sunduğu, Kanal D ekranlarında yayınlanan
“Dobra Dobra”ya bugün “Buzda Dans” yarışmasının jüri üyesi Sema Çelebi,
Fatih Özbilen ve psikiyatrist Haydar Dümen konuk oldular.
“Buzda Dans” yarışmasının yarışmacı ve jüri üyeleri arasında yaşanan
tartışmaların masaya yatırıldığı “Dobra Dobra” stüdyosunda da gergin
dakikalar yaşandı. Ekrana böyle tartışmaların yansımaması gerektiğini
savunan Haydar Dümen, eleştiri oklarını Sema Çelebi’ye yöneltince, ikili
arasında başlayan ve giderek şiddetlenen polemik güçlükle tatlıya
bağlandı.
Ciddi bir iş yapmak için katıldığı yarışmada, çirkin bir tartışmanın içine
düştüğünü ve kendini savunmak zorunda kaldığını anlatan Sema Çelebi
düşüncelerini şöyle dile getirdi: “ Tuğba Ekinci, Ayşe Arman’a çok çirkin
bir ithafta bulundu. “Çok çapkın bir hanımmışsın, hayatında bir takım
erkekler varmış çıkıp onları açıklarım” dedi. Ayşe Arman yeni evlenmiş
genç bir kadın. Bir takım problemleri olmuş. 2 yaşında bir kız çocuğu
annesi. o bakımdan korkuyor endişeleniyor…Bunların hepsi reyting peşinde
olan insanlar. Bunlar tribünlere oynuyorlar. Jüride ağırlığı olan bir
insanım. Ayşe Arman kendini çekince, benim üzerimden yapıyorlar bu
polemiği. Gelen Sema Çelebi diyor, giden Sema Çelebi. Ben kendimi niye
korumayayım? O insanlarla muhatap olduğum için pişman değilim. Orada
gerekeni yaptım”
Sema Çelebi’yi düzeysiz bulduğu tartışmaların muhatabı olduğu için
eleştiren Haydar Dümen ise eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:
“Mahalle kavgasının sokağa, sahneye taşınması doğru değil. Tuğba Ekinci
orada şov yapıyor. Sema Hanım orada beni temsil ediyorsa, bana göre
davranmalı. Ağırbaşlı bir şekilde, hatta konuşmadan, çok iyi bir iki
espriyle gereken mesajı verebilir, ezecekse ezebilir,alkışlayacaksa
alkışlayabilir. Sema Hanım’ın yanlışı, duygularının esiri olarak
eleştirilerini agrasif bir şekilde dile getirmesi”
Dümen’in bu eleştirilerine karşı çıkan Çelebi “Ben orada az ve öz
konuşuyorum. Gerektiği yerde, gereken cevabı veriyorum. Halkı çok iyi
temsil ettiğime inanıyorum. Sokakta insanlardan tebrik alıyorum” dedi.
Buzda Dans
BAŞA DÖN
Buzda Dans” yarışmasının kavgacı finalisti Tuğba Ekinci,
"Bu yarışmadan ancak kendi isteğimle ayrılırım" diyerek jüriye meydan
okudu.Onların puanını beklemem
Jüri bana baştan ters gelmişti. Ama dediler ki “Jüri yalnızca bir renk.
Oylama telefon mesajlarıyla yapılıyor"... Hakikaten de öyle oldu. Bundan
sonra şöyle bir gerçek var: Son ikiye kalırsam, koreografimi yapmayacağım.
Onların puanına kalmaktansa oynayacağım, zıplayacağım. Böylece kendi
isteğimle ayrılmış olacağım oradan, jürinin isteğiyle değil.
Birinci olmam çok zor
Bu programda birinci olmam çok zor. Zaten kaset çalışması
yapıyorum. Haftaya da çıkış şarkımda dans edeceğim. O zaman ne yapacaklar,
çok merak ediyorum. Ayrıca diğer yarışmacılar benim gibi değil. Bütün
yapımcıların peşinden koştuğu ve stres altında olan benim. Bu durumda insan
yarışmaya zaten konsantre olamaz.
Tuğba Ekinci, "Buzda Dans" yarışmasının en sivri
karakteri... Her hafta jüri üyeleriyle tartışan Ekinci, "Son ikiye kalırsam,
koreografimi yapmayacağım. Onların puanına kalmaktansa oynayacağım,
zıplayacağım. Böylece kendi isteğimle ayrılacağım oradan" diyor.
"Buzda Dans"la bir anda gündeme geldiniz. Katılmadan önce bu kadar ön plana
çıkacağınızı tahmin ediyor muydunuz?
- İnanın tahmin etmiyordum. İnsanlar bu programa katılmak için çok para
aldık zannediyor ama öyle bir şey yok. Spor yapma amacıyla kabul ettim ben
teklifi...
Poponuzu vurgulamak için mi çabalıyorsunuz?
- Ben ne zaman şarkı söylemeye başlasam, sanki
milyonlarca insan benden bunu bekliyor. İnsan bir şey için çok fazla alkış
alınca yapmadan duramaz. Ben de öyle bir alkışı hisseder gibi oluyorum.
İşini güzel yapan alkışlanır diye yapıyorum. Seyirci bir şeyi çok istiyorsa
yapmak zorundasınız.
Seyirci size "Soyun Tuğba" dese yapacak mısınız?
- Popo sallama hareketini daha önceden klibimde
yapmıştım. Dikkat çekti. "Klipte böyle oldu. Bundan sonra da böyle gidecek
herhalde" dedim. Bunu kendime yakıştırmak zorundayım. "Rahatsız oluyor musun
Tuğba?" diye sorduklarında, "Hayır olmuyorum. Siz kendinize bakın" demek
zorundayım.
Neden hemen savunmaya geçiyorsunuz?
- Bu yarışmaya katılmakta teredüt etmemin tek nedeni
jüriydi. "Hasbelkader oldu" da deseler ben bu ülkede şarkıcıyım. Birçok TV
dizisinde şansımı denedim, sunuculuk yaptım. Pek çok yerde ezildim,
kovuldum, sıra bekledim... Türkiye’de ünlü olmak, Amerika’daki kadar zor!
Televizyon sihirli bir kutu. İnsanları sıkıntısından arındıranlar daha çok
tutuyor. Bunun için de tek şarkı söylemek yetmiyor. Sorunuzun cevabına
gelince... Jürinin karşısında durup puan beklemek yapıma ters!
Ancak yarışmanın konsepti baştan belliydi.
Katılmayabilirdiniz.
- Bana jüri olayı zaten ters gelmişti. Ama sonra dediler
ki "Tuğba, jürinin olması yalnızca bir renk. Oylama telefon mesajlarıyla
yapılıyor..." Hakikaten de öyle oldu. Çok tınmadım. Tınmadığımı da belli
ettim. Bundan sonra da şöyle bir gerçek var: Son ikiye kalırsam,
koreografimi yapmayacağım. Onların puanına kalmaktansa oynayacağım,
zıplayacağım. Böylece kendi isteğimle ayrılmış olacağım oradan, jürinin
isteğiyle değil.
Koreografilerinizde başarılı olduğunuza inanıyor musunuz?
- Bu programda birinci olmam çok zor. Zaten kaset
çalışması yapıyorum. Haftaya da çıkış şarkımda dans edeceğim. Buzun üzerinde
durabilmek çok zor. Ben bir şarkıcıyım. Bir sürü konser veriyorum. Arada TV
programlarına katılıyorum. Haftanın beş günü antrenman yapıp, altıncı günü
yayına çıkıyorum. Oradaki tipler için geçerli değil bu. Zeynep Tokuş ev
kadını, çocuğu var. Diğerlerinin yaşantısı belli. Benim gibi değil hiçbiri.
Ben oradaki tek şarkıcıyım. Pınar Aylin çok fazla kasetiyle ilgilenen, kaset
çıkarmak üzere olan ya da bundan önceki albümüne ağırlık vermiş biri değil.
Yapımcıların peşinden koştuğu ve stres altında olan benim. Böyle olunca da
insan yarışmaya konsantre olamaz.
Neden geçen programda sarı peruk taktınız?
- Koreografiye karışamıyorum. Beş yıldır beş ayrı ülkede
bu işi yapan Fransız öğretmenler var. Onlar bana bunu layık görmüşler. O
peruğu takınca insanlar "Ayşe Arman’a inat olsun" diye takmış yorumunu
yapınca, "Sarı saçtan nefret ediyorum" demek zorunda hissettim kendimi.
Hiçbir şey söylemeseydiniz olmaz mıydı?
- Ben çıkar çıkmaz Ayşe Arman’ı gösterdiler ekranda.
İkimiz de sarışın olduk diye bunu yaptılar zannettim. Bir yandan da
monitörden takip ediyorum çünkü.
Çok konuşmak iyi midir sizce?
- Okan Bayülgen gibi Türkiye’nin çok konuşan, en itici
insanı bu kadar tepkiyle 15 yıldır şov hayatına devam ediyorsa, ben de
edebilirim diye düşünüyorum. Eğer tartışma yoksa reyting de yok.
Reyting uğruna her şey yapılmalı mıdır?
- Hayır. Ama sonuçta insanlar sıkıntılarını unutmak için
televizyon izliyor.
..................................................................................................................
BAŞA DÖN
Buzda Dans'ı sunan Behzat Uygur, yarışmanın polemik
kraliçesi Tuğba Ekinci'yi 'disiplinli olmaya' davet etti...
'Çocuklara kötü örnek oluyorsun. Halka yanlış mesaj veriliyor.'
Ünlülerin buz pateni yaptığı 'Buzda Dans' yarışmasına bu hafta da şarkıcı
Tuğba Ekinci damgasını vurdu. Zeynep Tokuş'un birinci seçildiği yarışmada,
her zamanki gibi jüri üyeleriyle polemiğe giren Ekinci; artık buzda
kaymaktan sıkıldığını belirtti; "Halkım bana oy vermeyin" dedi.
Kötü örnek oldun
Ekinci'ye 2.5 gibi çok düşük bir puan veren jüri üyelerinden Zafer Baykal
ise "Bu güzel yarışmayı mahvettin. O 2.5 puanı da sana değil, ayağındaki
patenlere verdim" diyerek Ekinci'yi sert bir dille eleştirdi. Programın
sunucusu Behzat Uygur'un "Provalara hiç gelmiyorsun. Bunu eğitmenler de
söylüyor. Çocuklarımıza kötü örnek oluyorsun. Çocuklarımıza 'Ders çalış'
dediğimiz zaman 'Ne gerek var, çalışmadan da başarılı olunuyor' diyecekler.
Halka yanlış mesaj veriliyor. Halktan rica ediyorum; çalışanla çalışmayanı
ayırt edin" sözleri ise soğuk rüzgarlar estirdi..
Kendisine yönelik eleştirileri ciddiye almaz bir tavırla dinleyen Tuğba
Ekinci ise asıl işinin şarkıcılık olduğunu, yeni albümünü hazırladığını,
yarışmadan ayrılmak istediğini söyledi. Ancak jürinin oylarıyla sonuncu olan
Tuğba Ekinci, yine halk oylarını toplayarak elenmekten kurtuldu.
.............................................................................................................
BAŞA DÖN
"Sürekli poponla mı gündeme geleceksin?" Ayşe Arman ve
Tuğba Ekinci canlı yayında nasıl kapıştı?
Jüri üyeleri arasında yer alan gazeteci Ayşe Arman'ın "Tuğba biz seni poponu
sallarken tanıdık demesi üzerine bakın şarkıcı Tuğba Ekinci ne cevap verdi?
Gazeteci Ayşe Arman "O şimdi asker" şarkısıyla tanınan Tuğba Ekinci'yle
neden laf dalaşına girdi?
Geçen yıl İngiltere'de izlenme rekorları kıran 'Buzda Dans' yarışması Show
TV ekranlarında izleyiciyle buluştu.
Med Yapım imzalı program, Asena, Okan Karacan, Tuğba Ekinci, Alp Kırşan,
Şebnem Schaffer, Yıldo, Zeynep Tokuş, Pınar Aylin ve Bülent Polat gibi bir
çok ünlü ismi buz pistine taşıdı.
Yarışmada sıra ile profesyonel buz pateni yapan partnerleri ile piste çıkan
ünlüler, yaklaşık 20 gün içinde aldıkları eğitimin meyvelerini, sundukları
gösteri ile sergiledi.
Oldukça keyifli geçen yarışmanın en tatsız anı ise şarkıcı Tuğba Ekinci'nin
oylaması sırasında yaşandı.
Piste, adeta ayakları hiç buza değmeyen ve partnerinin kucağında boy
gösteren Ekinci, jürinin düşük oyları ve yorumları karşısında şık olmayan
davranışlarda bulundu.
Jüri üyeleri arasında yer alan gazeteci Ayşe Arman'ın "Tuğba biz seni popo
sallamanla tanıdık, sen sadece poponla mı gündemde kalacaksın? Yaptığın işe
saygın yok mu?" sorusu karşısında Tuğba Ekinci, "Biz de
seni Hülya Avşar'la kavgan ile tanıdık sen de hep böyle mi anılacaksın?"
diye karşılık verdi.
Hatırlanacağı gibi birkaç ay önce Hülya Avşar ile Ayşe Arman arasında bel
altına taşan bir polemik yaşanmıştı. Avşar, Arman için: " Onu aileden
sorumlu, yuva yıkan bakan yapacağım" demiş ve Arman'ın
evliliğine uzanan bir göndermede bulunmuştu.
Tuğba Ekici de "popo" sorusuyla üzerine gelen Arman'ı, Hülya Avşar ile
yaşanan polemiğini gündeme getirerek, incitmeye çalıştı.
Ayşe Arman ise Ekinci'nin bu beklenmedik cevabına "Ben 15 yıllık gazeteciyim
köşe yazarıyım, pazar günleri çeşitli insanlarla yaptığım röportajlar
Hürriyet'te yayınlanıyor. Bilmiyor olabilirsin" dedi.
Ekinci, daha sonra "Oşimdi asker" şarkısına güvenerek ''Ben askerlerden oy
bekliyorum" sözleriyle, jürinin oylarını önemsemediğini vurguladı.
Bu arada yarışmacının sunucularından Behzat Uygur, Tuğba'nın poposunu
sigortalatacağına dair gazetelerde haberler yer aldığını hatırlatarak,
"sigortalattın mı Tuğba" diye sordu.
Tuğba Ekinci ise "Bilmem, sigortalayana sormak lazım" yanıtı vererek,sık sık
kamerala poposunu döndü ve salladı.
O Şimdi Asker şarkısıyla ünlenen ve hayatında ilk kez buz pateni yaptığını
söyleyen Tuğba Ekinci, gazetelerde yer alan açıklamasında, "Kalçama bir şey
olursa ne yaparım. Onun arkasında ordu var" şeklinde ilginç bir açıklama
yapmıştı.
Tepki gören Tuğba Ekinci'nin bu tavrı karşısında kimi jüri üyeleri ise "öyle
popo sallamakla olmuyor" diyerek, yaptığının saygısızlık olduğunu kaydetti.
Eleştiriler karşısında pişkinliği devam eden Tuğba Ekinci, pistten
ayrılırken, yarışmanın diğer sunucusu Gamze Özçelik'in "Eğer Tuğba haftaya
aramızda olursa, koreagrafisini değiştirir" sözleri, Tuğba'nın
eleneceği sinyallerini verdi.
Her hafta bir yarışmacının eleneceği yarışmanın birincisine 100 bin YTL para
ödülü verilecek.
Jüri üyelerinin 6 üzerinden verdiği puanlarla, Zeynep Tokuş en yüksek, Tuğba
Ekinci ise en düşük oyu alan isim oldu.
İzleyici oyları ile son ana kadar sahnede kalan Tuğba Ekinci'nin haftaya
tekrar yarışacak isimler arasında yer aldığının açıklandığı an kameralar,
Ayşe Arman'a yöneldi.
Tuğba Ekinci ise "haftaya yarışacaklar isimlerden birinin de ben olacağımı
biliyordum" edasıyla gülücümler saçarak, pistten ayrıldı.
İzleyicilerin SMS oylaması ile yarışmanın sonunda en az oyu alan Pınar Aylin
ve Yıldo, jüri üyelerine bir kez daha hünerlerini sergilemek için piste
çıktı.
Gösterileri yapılan sanatçı Pınar Aylin, Yıldo'nun yaşına rağmen gösterdiği
başarıdan dolayı kalmasını istedi. Yıldo ise bir anda gözyaşlarına bağularak,
"Ben gençler sayesinde bu günlere geldim. Onlar benim yaşama kaynağım. Nasıl
olur da Pınar elensin derim" diyerek, kendisinin elenmesini talep etti.
Jüri üyeleri de duygu yüklü bu konuşmanın ardından Yıldo'nun elenmeyi hak
etmediğini kaydetti ancak tercihlerini Pınar Aylin'den yana kullandı.
....................................................................................................
BAŞA DÖN
VATAN’ın televizyon ekinin yazarı Memet Güler Show
TV’deki buz pateni yarışması için “Siz söylemeyin, bırakın da halk takdir
etsin” demiş. Çok haklı, işte ben o takdir edenlerden biriyim, bu yarışmayı
zevkle izliyorum. İnsanları, özellikle gençleri spora, müziğe yönlendiren
yarışmalar, programlar bence harika oluyor.
Hatta diyorum ki keşke gazeteciler, televizyoncular arasında da bir paten
yarışması yapsalar... Tekerlikli paten veya buz pateni farketmez... Kimbilir
nasıl eğlenceli olurdu.
Geçen Pazar akşamı yapılan yarışma gayet ilgi çekici ve heyecanlıydı. Paten
meraklısı ve de çok sayıda yarışma izlemiş biri olarak verilen puanları
değerlendirme fırsatı buldum. Sonuç; bazı yarışmacılara kazandırılan ekstra
“duygusal” puanlar dışında jüri de, halk da doğru kararlar verdi.
Duygusal oylar, geçirdiği kazaya rağmen yarışmadan ayrılmak istemeyen ve
açıktan açığa dua eden Okan Karacan’la, bir jüri üyesinin ciddi
hakaretleriyle karşılaşan Tuba Ekinci’ye idi. Halk onları fazladan puanlarla
ödüllendirerek mağduriyetlerini gidermek istedi.
Bizim halk böyledir, mağdur gördü mü “hak etti, etmedi” bakmaz hemen yanına
geçiverir.
Bunu “Popstar”da da defalarca gördük, burada da görüyoruz. Jüriler
hatalarıyla puan kazandırıyorlar. Oysa karşısındaki ne yaparsa yapsın (ki
örneğin Tuba Ekinci yapmaktadır) jürinin hakaret etmemesi gerekir. Oysa
burada ilk günden başlayarak özellikle kadın üyeler bu kadın yarışmacıyı
aşağıladılar, hakaret ettiler. O da cevap verdi gerçi ama halk yine de
jüriye karşı onu destekledi.
İKİNCİLİK ALP’İN HAKKIYDI
Bülent Polat tüm yarışmacılar içinde tartışmasız bu işi en iyi öğrenen, en
iyi başaran kişi ve haklı bir birincilik aldı. Ona çok da yakışıyor, patene
devam etmeli bence... Yarışmanın en büyük haksızlığı ise Alp Kırşan’a
yapıldı zira dünyanın hangi köşesinden uzman getirirseniz getirin onun
Zeynep Tokuş’tan kat kat iyi kaydığını söyleyecektir.
Gerek jüri gerekse halk bir göz yanılması yaşamaktalar. Zeynep Tokuş’un
şıklığı, verdiği zarif, romantik pozlar ve tabii güçlü, kuvvetli, şampiyon
bir patencinin “taşıması ile” havada yaptığı hareketler bu göz yanılmasını
yaratıyor.
Patende asıl zor olan şey ise birini “yöneterek” kaymak ve hareketleri buz
üstünde yapmaktır. Bülent Polat ve Alp Kırşan’ın bu konuda söyledikleri
tamamen doğrudur, onlar zoru başardılar.
Taşınmadılar, taşıdılar ve aynı zamanda zorunlu hareketleri yaptılar.
Her ne kadar Alp Kırşan’ın “toparlanıp kalkamayacağı” pozisyonlarda
koreografiye “düşme mizansenleri”nin eklendiği dikkatli gözlerden kaçmadıysa
da...
Jürilerin gelecek sefere (örneğin bugün) Alp Kırşan’la Zeynep Tokuş’un
“sadece buz üzerinde yaptıklarını” izleyerek ve Tokuş’un havada, partneri
tarafından taşınarak yaptıklarını puan yazmayarak oy vermeleri gerekiyor.
Tokuş’un partneriyle bir kez kayar ve aynı hareketleri kendilerine
yaptırmasını isterlerse ne demek istediğimi daha kolay anlayacaklardır. O
iri yarı şampiyon için birini havada çevirmek çocuk oyuncağı sayılıyor
...................................................................................
BAŞA DÖN
Bayan Kalça "O Şimdi Asker" Kavgasında Beyzbol Sopasıyla
Zeynep Yılmaz'a Darbe Yaptı
TUĞBA EKİNCİ, ZEYNEP YILMAZ`IN ARABASINI GECE YARISI
BEYZBOL SOPASIYLA HURDAYA ÇEVİRDİ!..
Hani olur da bu kadarı olur!.. Bayan Kalça Tuğba Ekinci, "Eşeğini dövemeyen
semerini döver" misali eline geçirdiği beyzbol sopasıyla "kavgalı" olduğu
şarkıcı Zeynep Yılmaz`ın arabasını adeta hurdaya çevirdi!.. İki şarkıcı
arasındaki olayın başlangıcı ise "O Şimdi Asker" şarkısıyla ilgiydi!..
Dikkatli okurlarımız hatırlayacaklardır!.. Esra Ceyhan’la programında “O
Şimdi Asker” şarkısıyla şöhrete ulaşan Tuğba Ekinci’ye büyük suçlamalarda
bulunulmuş, klipte Tuğba Ekinci’nin yerine oynadığını, şarkının, hatta
projenin sahibi olduğunu belirten Zeynep Yılmaz, Ekinciyi "Zehirli
Sarmaşığa" benzetmişti!..
Zeynep Yılmaz, “O Şimdi Asker şarkısını ben buldum. Tuğba kıskançlık krizine
girdi. Bir gün baktım şarkıyı almış. Şarkının klibinde kendi fiziğini
beğenmediği için benim oynamamı istedi. Bende hayatımdan çıksın diye bu
iyiliği yaptım” demiş ve Ekinci hakkında zehir zemberek sözler sarfetmişti!..
Bayan Kalça işte bu sözleri hazmedememiş olacak ki, önceki gece kavgalı
olduğu Zeynep Yılmaz`a Discorium`da eğlenirken rastlayınca müthiş kavga da
"geliyorum" demiş oldu!.. Tuğba Ekinci Zeynep Yılmaz`a "Bir daha benim
hakkımda sağda solda konuşma, ismimi ağzına alma" diyerek iki şişe absolut
vodkayı Zeynep`e fırlattı!..
Tuba Ekinci`yi iterek yanında uzaklaştırmaya çalışan Zeynep Yılmaz, Ekinci`nin
merdivenlerden yuvarlanmasına sebep oldu. Bunun üzerine Bayan Kalça`nın
hışmından korkan Zeynep Yılmaz, mekanı apar topar terkederek, soluğu evinde
aldı!..
Ancak bir süre sonra dışarıdan gelen gürültüyle irkilen Zeynep Yılmaz,
dışarı çıkınca gördükleri karşısında büyük bir şok yaşadı. Bayan Kalça Tuğba
Ekinci, eline geçirdiği beyzbol sopası ile Zeynep Yılmaz`ın polo marka
arabasını parçalıyordu!.. Ne yapacağını şaşıran Zeynep Yılmaz, sonunda
soluğu karakolda aldı!..
Ekinci`den şikayetçi olurken, telefonu çaldı. Telefondaki ses Tuğba Ekinci`ydi!..
Zeynep, telefonun megafonunu açarak, orada bulunan emniyet güçlerine
görüşmeyi dinletti. Ekinci telefonda "Konuyu uzatma, kimseye birşey söyleme,
arabanı yarın yaptırırım" diyordu!.. Tabii bütün bu konuşmaları orada
bulunan herkes de dinlemiş oldu!..
Bakalım Bayan Kalça, bu işin içersinden nasıl sıyrılacak!.. Tuğba Ekinci ile
Zeynep Yılmaz`ın televizyondaki tartışma görüntüleri ile parçalanan arabanın
görüntülerini izlemek için aşağıdaki "Tıkla İzle" butonuna basmanız
yeterli!.. Parçalanan arabanın fotoğraflarını orjinal ölçülerinde görmek
için de "Ek Resim ve Belgeler" butonuna basmanız yeterli...
..........................................................................
BAŞA DÖN
Tuğba Ekinci kavgayı yalanladı
26.01.2007
Tuğba Ekinci, Zeynep Yılmaz’la dün yaşadığı kavgaya basın bülteni İle
açıklık getirdi.
Sanatçı Tuğba Ekinci; “Evet dün gece Zeynep Yılmaz’la karşılaştık ve
aramızda ufak bir tartışma oldu. Kendisi benim eski arkadaşımdı. Kendisine
televizyonlarda çıkıp benim adımı bir daha benden habersiz anmaması için
uyarıda bulundum, o kadar. Daha sonra arkadaşımla çıkışta bir basın
ordusuyla karşılaştım ve bana kendisini tehdit ettiğim iddia edildiği
söylendi. Tabii ki böyle bir şey yok. Ben mekandan çıktıktan sonra evime
gidip yattım. Zaten gece dışarıda geç saatlere kadar gezmesini tozmasını
seven biri değilim. Bu sabah da şok bir telefonla uyandım. Hesapta ben
hanımefendinin arabasını büyük bir sopayla parçalamışım falan filan. Benim
gücüm ne ki. Sopayla o arabayı parçalayım..Bu arada Ben bu kadar aptal
birimiyim. Zeynep hanımın 2 gün sonra albümü çıkıyormuş, yani amaç belli.
İyi satışlar…” dedi.
Hatırlarsanız O Şimdi Asker" adlı şarkısıyla popüler olan Tuğba Ekinci ile
yakın arkadaşı manken fotomodel Zeynep Yılmaz arasında yaklaşık bir sene
önce popo kavgası olmuştu.
Şarkının klibinde yer alan poponun kendine ait olduğunu iddia eden Zeynep
Yılmaz ile Ekinci’nin yalanlamaları uzunca bir süre magazin dünyasını meşgul
etmişti.
Arasına kara kedi giren ikili bu sefer geçtiğimiz gece birbirlerine
girdiler…
Geçtiğimiz gece ünlü gece klübü Discorium'da eğlenen şarkıcı Zeynep Yılmaz,
Tuğba Ekinci'nin hışmına uğradı.
Zeynep Yılmaz'a yaklaşarak, "Bir daha benim hakkımda sağda solda konuşma,
ismimi ağzına alma" diyen Ekinci, hırsını alamayarak iki şişe absolut
vodkayı Zeynep'e fırlattı. Tuba Ekinci'yi itekleyen Zeynep, Ekinci'nin
merdivenlerden yuvarlanmasına sebep oldu.
Mekanı apar topar terkeden Yılmaz, soluğu evinde aldı. Ancak bir müddet
sonra dışarıdan gelen gürültüyle irkilen Zeynep Yılmaz, dışarı çıkınca
gördükleri karşısında büyük şok yaşadı. Tuba Ekinci eline geçirdiği beyzbol
sopası ile Zeynep Yılmaz'ın arabasını parçaladı.
Soluğu karakolda alan Zeynep Yılmaz, Ekinci'den şikayetçi olurken, telefonu
çaldı. Telefondaki ses Tuba Ekinci'ydi, Zeynep telefonun megafonunu açarak,
orada bulunan emniyet güçlerine görüşeyi dinletti. Ekinci telefonda "konuyu
uzatma, kimseye birşey söyleme, arabanı yarın yaptırırım" diyordu.
Bakalım şimdi neler olacak...
.........................................................................
BAŞA DÖN
TUĞBA EKİNCİ, ZEYNEP YILMAZ’A SALDIRDIĞI YOLUNDAKİ
İDDİALARA CEVAP VERDİ: AMAÇ BELLİ, 2 GÜN SONRA ALBÜMÜ ÇIKIYOR!
27 Ocak 2007 Cumartesi | 16:11
Tuğba Ekinci ile Zeynep Yılmaz arasında yaşanan tartışma, medyada günün
konusu oldu... Zeynep Yılmaz tarafından arabasının camını kırmakla suçlanan
Tuğba Ekinci, yaptığı bir açıklama ile kendini savundu... Ekinci, olayların
reklam amaçlı olarak kullanıldığını ve abartıldığını dile getirdi... İşte
Tuğba Ekinci’nin yaptığı açıklama
BASIN BÜLTENİYLE CEVAP VERDİ...
ZEYNEP REKLAM YAPIYOR... ALBÜMÜ ÇIKACAK...
Tuğba Ekinci; "Evet dün gece discorium da Zeynep Yılmaz'la karşılaştık ve
aramızda ufak bir tartışma oldu. Kendisi benim eski arkadaşımdı. Kendisine
televizyonlarda çıkıp benim adımı bir daha benden habersiz anmaması için
uyarıda bulundum, o kadar. Daha sonra arkadaşımla çıkışta bir basın
ordusuyla karşılaştım ve bana kendisini tehdit ettiğim iddia edildiği
söylendi. Tabii ki böyle bir şey yok. Ben mekandan çıktıktan sonra evime
gidip yattım. Zaten gece dışarıda geç saatlere kadar gezmesini tozmasını
seven biri değilim. Bu sabah da şok bir telefonla uyandım. Hesapta ben
hanımefendinin arabasını büyük bir sopayla parçalamışım falan filan. Benim
gücüm ne ki. Sopayla o arabayı parçalayım..Bu arada Ben bu kadar aptal
birimiyim. Zeynep hanımın 2 gün sonra albümü çıkıyormuş, yani amaç belli.
İyi satışlar…" dedi.
......................................................................................
BAŞA DÖN
Tuğba Ekinci benzetmesine sinirlenen Ela, isimli
yarışmacı "Bence ikinci Ayşe Arman vakasıyla karşı karşıyayız" deyince Osman
Yağmurdereli, "Alın mikrofonu elinden" diye bağırdı. Yarışmada birinciliği
Müge Zümrütbel kazandı.
Ela değil, bela
Konservatuvarlı 13 gencin yarıştığı 'Profesyonel'in ilk bölümünde Ela isimli
yarışmacı, yaptığı taşkınlıklarla jüri üyelerini çileden çıkarttı...
'İkinci Tuba Ekinci vakası'
atv'nin yeni yarışma programı 'Profesyonel'in ilk bölümü olaylı başladı. Ela
isimli yarışmacı, Osman Yağmurdereli, Ajda Pekkan, Müslüm Gürses ve Pelin
Akad'tan oluşan jüri üyelerini çileden çıkardı. Şarkısının ardından poposunu
sallayarak şımarıklık yapan Ela, Pelin Akad ile söz düellosu yaşadı. Akad'ın
"İkinci Tuğba Ekinci vakası yaşanıyor" sözü polemiği başlattı.
BAŞA DÖN
............................................................................
Tuba Ekinci’nin eski eşi şarkıcı Fatih Özbilen İyi Kızlar
Kulübü’ne konuk oldu...
..............................................................................
BAŞA DÖN
"O Şimdi Asker" adlı şarkıyla ünlenen Tuğba Ekinci,
Zürih’te Disco Energy Club'de verdiği Konserde sahneye hayli cüretkar giysi
ile çıkarak adeta yürek hoplattı!
Zürih - "O Şimdi Asker" adlı şarkıyla ünlenen ve sivri Dili ile tanınan Genç
Şarkıcı Tuğba Ekinci İsviçre'de ilk kez Zürih'te bulunan Disco Energy
Club'de bir konser verdi. Sahneye kendisini meşhur eden 'O Şimdi Asker'
parçasını okuyarak başlayan Güzel Sanatçı, yaklaşık 1 saat sahnede kaldı ve
hareketli parçaları ile izleyicileri coşturdu. Programı boyunca sürekli
kendisini izleyen hayranlarının Masalarına giden Tuğba Ekinci, özellikle
kendisini izleyen Erkeklerin hayli cüretkar giysisi, kıvrak Dansı ve hayli
ilginç hareketleri ile yüreklerini hoplattı. Konserde kendisine eşlik eden
bir bayan hayranını sahneye davet eden Ekinci, hayranı ile birlikte
dakikalarca dans etti. Sahnede kaldığı süre boyunca Sempatik tavırları ile
beğeni toplayan genç sanatçı konserini bitirirken 'O Şimdi Asker' şarkısını
hayranlarının tezahüratları eşliğinde söyledi. Tuğba Ekinci Disco Club
Energy'de gerçekleşen Konser sonrası, hayranları ile resim çektirdi ve
hayranlarına imza vererek onlara ilgi gösterdi.
BAŞA DÖN
'Buzda Dans' adlı yarışmada jüri ile bir anlaşma olup
olmadığını soran Mali; "Tuğba'yı; çavuş, onbaşı gibi deneyimli askerler
anlıyor ve destekliyor" dedi. Tuğba'nın her geçen gün güzelleştiğini
söyleyen Erbil'in; "buz yaramış sana" demesi üzerine Ekinci son derece
'şaşırtıcı' bir itirafta bulundu.
"Ben senin programında hosteslik yaptım. En güzel çağımdı. O zaman da
güzeldim. Ama sen o dönem Özlem Yıldız'la flört ettiğin için beni fark
etmedin" sözleri üzerine mali kısa süreli bir şaşkınlık yaşadı.
BAŞA DÖN
Tuğba Ekinci, Sema Denker'e verdiği
röportajda bakın ne açıklamalarda bulundu.
'Buzda Dans' yarışmasının polemikleriyle
gündemden düşmeyen ismi Tuğba Ekinci, kendinden istenilen şovu fazlasıyla
yaptığını söyledi: "Benden güzel bir şov yapmamı istediler, ben de
yapacağımı fazlasıyla yaptım. Ama artık yeter! Susacağım! Çünkü bu iş kabak
tadı verdi. Saygısızlık yaptığımı düşünmüyorum. Saygısızlık yapsam, seyirci
bu programı izlemezdi. Buzda dans bitmeden elenirsem ki öyle olacak,
reytingleri hepimiz göreceğiz."
Eğitiminiz nedir?
Lise mezunuyum. Ailem okumam için çok ders aldırdı, ama bana bıkkınlık
geldi, okumadım. Dikkat çekmeyi, gezmeyi, güzel giyinmeyi falan seviyordum.
Anneniz, babanız ne iş yapıyor?
Annem hemşire, babam ise İTÜ mezunu, inşaat mühendisi... Bizi annem
büyütmedi. Bakıcılarla büyüdüm. Bakıcıyla büyümenin yarattığı gerginlikle de
sanırım böyle agresif oldum.
Dövüyor muydu sizi?
İşkence falan görmedim, ama çok bağırırdı. O kadın yüzünden kendimi ilkokul
yıllarında zor ifade ediyordum. Uyumsuzdum, hırçın hareketlerim vardı. Bu
yüzden ailem beni doktora götürdü.
Bu camiaya nasıl girdiniz peki?
Beni Osman Sınav keşfetti. Bodrum'da 'Mavi Düşler' dizisini çekiyorlardı.
Beni gördü ve teklifte bulundu. Kabul ettim. Ben her zaman güzelliğini silah
olarak kullanan biriyim. Zaten güzellik yarışmasının da ucundan döndüm.
Güzellik yarışmasına mı girdiniz?
1994'te, Pınar Altuğ'un birinci seçildiği yarışmada elemeleri geçmiş ve ilk
20 aday arasında yer almıştım. Formu teslim etmem gereken gün, tam evden
çıkarken babama yakalandım. Yarışmaya katıldığımı duyunca hemen "hayır"
dedi, ben de yarışmadan çekildim.
Sonra ne yaptınız?
Kalabalık ortamlarda başarısız olduğumu anladım. Dolayısıyla tek başıma, her
istediğimi yapabileceğim bir iş istedim ve şarkıcı olmaya karar verdim. Bu
arada 'Çarkıfelek'te hosteslik başladı. Bir süre hosteslik yaptıktan sonra
Kral TV'de VJ oldum. Bir gün Beyaz beni ekranda görmüş. O günlerde de Hülya
Hanım'ın (Avşar) oynadığı 'Yeşil Işık' filminin kadrosunu programında
ağırlayacakmış. Hülya Avşar'a sürpriz yapmak için beni programına davet
etti. Avşar'ın yüzü beni görür görmez asıldı.
Hatırlıyorum, tartışmıştınız...
Yayın sırasında bir telefon bağlantısı oldu. Telefondaki kişi "Hülya Hanım
çok fazla taklit ediliyorsunuz, nasıl bir duygu" dedi. O da "Yanımızdaki
hanımefendiye soralım isterseniz" diye yanıt verince kızdım. Bunun üzerine
"Ben sizi taklit etmiyorum, örnek alıyorum. Ayrıca bir dönem sizin de Emel
Sayın'ı taklit ettiğinizi hatırlıyorum" dedim. Ondan sonra beni programdan
çıkardılar.
Şarkıcılık nasıl başladı peki?
Erol Köse ile tanıştık bir gün. Bana sesimin yeterli olmadığını söyledi.
Özcan Şenyaylar'dan özel şan dersleri alıyordum, kendimi yetiştirmeye
çalışıyordum. O ısrarla bunun yeterli olmayacağını söylüyordu. Ama yılmadım.
Derken 'O Şimdi Asker'in bestecisi Yalçın Polat'la tanıştım. Şarkıyı Erol
Köse'ye dinlettim. Çok beğendi ama karakterimden dolayı benimle çalışmadı.
Bana sözünü geçiremeceğini biliyordu.
Yeni çıkış yapan biri için o doğru bir şarkı mıydı?
Evet. 'O Şimdi Asker' 20 yıl gider.
İstediğiniz patlama oldu yani?
Bir patlama yaptım ama istediğim noktaya gelemedim. Prodüktörüm Şahin Özer
bana sahip çıkmadı. Sadece şarkılara para yatırdı. Yatırdığı paranın da
sekiz katını çıkarmıştır. Çünkü ben de kazandım. 'O Şimdi Asker' ile
Akatlar'da bir ev aldım. Opel kullanırken Jaguar aldım. Bir de dükkanım var.
'Buzda Dans' olmasa da olur yani.
Neden hep sansasyonlarla, kavgalarla anılıyorsunuz?
Mesela?
Poponuzu sallamanızı geçelim. Kral TV'nin ödül töreninde bile olay
yarattınız?
Tartışırım. En iyi çıkış yapan bendim ve ödülü benim almam gerekirken,
ikinci kasetini çıkaran birine verdiler. Hakkımı aramamın nesi yanlış?
Üslubunuz yanlış.
Ben böyleyim. Yapılan haksızlığın karşısında susamam. Ödül alamadım ama
hakkımı arayarak geceye damgamı vurdum.
Gelelim 'Buzda Dans'a...
Öyle hemen kabul etmedim yarışmayı. Çok zorladım onları...
Neden?
Boş buldum çünkü. Tek hoşuma giden şey, buzda dans etmekti. Jüri olacağını
duyunca tadım iyice kaçtı. Lafını esirgemeyen biri olarak jüriden oy
beklemek bana sevimsiz gelmişti.
Sonra ne oldu da kabul ettiniz?
Yeni kasetime destek olacaklarını söylediler. Albümümün tanıtımını
yapacaklarına, klip çekeceklerine dair söz verdiler. Anlaşmamız öyle zaten.
Sözleriniz ve bazı hareketlerinizle, izleyiciye saygısızlık yaptığınızı
düşünmüyor musunuz?
Hayır. 'Buzda Dans' bitmeden elenirsem ki öyle olacak, reytingleri
göreceğiz. Benim jüriye bile katkım var. Sayemde hepsi ünlü oldu. Ben zaten
ünlüydüm... Ünlü olmak için bu programa girmedim. Bir de yapacağımı yaptım,
artık kabak tadı verdi bu iş. Bundan böyle hiç konuşmayacağım. Bu bir şovdu
ve ben şovumu çok iyi yaptım. Kayamıyorum, çalışmıyorum, bundan kime ne?
Olimpiyat yarışması mı yapıyoruz kardeşim? Bu kadar ciddiyet ne? Bu ne hırs.
Benim 100 milyar umurumda değil. Spor hırsım yok. Ödün vermeden kendimi
satmayı, tüccarlığı seviyorum ben.
Geçen hafta Pınar Altuğ ile Yağmur Atacan programı kuliste izleyenler
arasındaydı. Canlı yayın sırasında araya girip bir şeyler söylediniz.
Pınar Altuğ, bize sunucu olarak lanse edildi. Yağmur Atacan da o programda
yarışacaktı. Bir basın toplantısı yapıldı. Yağmur "Pınar niye yok" diye
soran gazetecilere "Burada ünlü olmadığı için gelmedi" dedi. "Ünlü yok"
diyene bir şey
söylemek gerekirdi. Ben de "Ünlü yok dediğiniz programı izlemeye mi
geldiniz, ne kadar ilginç" dedim. Ünlü yok demek ne demek? Ben ünlü değil
miyim? Türkiye'nin her yerinde konserler vermiş birisiyim, sen kimsin
Yağmurcuk? Ama onlar yanlarına gidip bir şey söyleyeceğimi tahmin etmediler.
Neden etmediler, çok şımardıkları için. Şımarmanın bedeli de budur.
BAŞA DÖN
Uçankuş adlı internet sitesi okurlarına ‘2006’NIN EN
SAHTE VE EN YAPMACIK ÜNLÜSÜ KİM?’ diye sormuş.
Sanat (?) yıldızları dalında en sahte ve yapmacıklar…
1.Ahu Tuğba % 28.0
2.Tuğba Ekinci % 17.5
3.Hülya Avşar % 16.1
4.Lerzan Mutlu % 12.1
5.Banu Alkan % 6.7
‘Medya yıldızları’ dalında…
1.Esra Ceyhan % 22.1
2.Savaş Ay % 21.5
3.Reha Muhtar % 14.2
4.Mehmet Ali Erbil % 12.9
5.Ebru Akel % 11.6
Yorum yok…
Şok, 5 şubat
BAKALIM MECLİS’E NE ZAMAN GELECEKLER?
“Ünlü gece kulüplerindeki garsonlar ‘GAFFUR PİJAMASI’ ile servis yapmaya
başladı” diyor haber. (Sabah, 5 şubat)
Derim ya hep, iyilir / doğruluk / güzellik aritmetik hızla, çirkinlik /
soysuzluk / seviyesizlik geometrik hızla yayılır. Türkiye’nin zemini buna
çok müsait…
NE TUĞBA’YMIŞ BE…
Bu arada manken Tuğba Özay’ın görüntüleri Youtube’da izleme rekoru kırmış.
En çok izlenen videolar arasında birinci Tuğba Kızımız, 5.750.000 kişi -
ikinci Saddam’ın idamı 4.800.000 kişi imiş.
Bu iddanın sahibi kim? Bizzat Tuğba Özay…
Aganigi aganigi… yani YERSENİZ!
Not: Bu arada Tuğba Özay “Türkiye’de sevenim olduğunu biliyordum ama dünyada
da takip edildiğimi bilmek güzel” demiş. (Sabah, 5 şubat)
BİRİ ANIRIR DİĞERİ BAĞIRIR…
Dedikodu doğruysa eğer, komşuları Helin Avşar’ı şikayet etmişler, çünkü
evinde bangır bangır müzik dinliyor ve… bağıra bağıra şarkı söylüyormuş.
Avşar kardeşlerin bir derdi mi var? Biri bağıra bağıra şarkı söyler, öbürü
anıra anıra ağlar?
Sabah-Günaydın, 5 şubat
Not-1: Bu arada gazeteciler ‘Gece gezmesine ve alkole çok düşkünsünüz. Bu
halinizle herkes sizi Paris Hilton’a benzetiyor’ deyince Helin Avşar çok
mutlu olmuş. (Akşam, 6 şubat) Helin de Simone de Beauvoir’a özenecek değil
ya...
Not-2: Allah’ı var kızcağız sonradan düzeltti. ‘Ben Helin Avşar’ım (Paris
Hilton gibi) boş gezmiyor, çalışıyorum...’ Çoooooook çalışıyor!
(Hürriyet-Kelebek, 7 şubat)
Hürriyet pazartesi günü iki ÖNEMLİ RÖPORTAJ’ı birinci sayfadan anons
ediyordu:
- New York’ta 5 bin dolara sperm satın alıp gebe kalan oyuncu Leyla Kömürcü
ile Ayşe Arman görüşmüş
- ‘Polemiklerin kadını’ Seray Sever ile de Sema Denker
Hürriyet, 5 şubat
NORMAL KADIN NASIL OLUYOR?
Ankara’da yapılan büyük fuhuş operasyonu sırasında p.venkle müşterisi
arasında geçen bir telefon görüşmesi:
- Müşteri: Kadınlar güzel mi?
- Zanlı: Nasıl kadın istiyorsan bulabiliriz. Zenci, beyaz, üniversiteli,
kalçası büyük, göğüsleri büyük...
- Müşteri: Normal bir kadın olsun. 30 yaşını aşmış olmasın.
- Zanlı: Hayır hayır kadınların hepsi güzel. Sen sadece paradan haber ver.
‘Normal bir kadın’ ne demek yahu?
Hürriyet, 6 şubat
Not: Bu arada, haberi yazan meslektaşımın iki güzelliği:
- “Müşterilerinin siparişleri doğrultusunda kadınları otellere
yönlendiren...” (Kadınlardan söz ederken ‘sipariş’ demek güzellik...)
- “Emniyette 4 gün süreyle sorgulanan 13 zanlının susma haklarını
kullandıkları öğrenildi.” (Susma haklarını kullandılarsa 4 gün niye
sorgulanmışlar...)
YALÇIN KÜÇÜK’TEN…
“Şu anda Türkiye’de istediğin kadar fahişe bulursun.
Çünkü ortada çok var. Buna rağmen Türk Milleti’ni tebrik ediyorum. Bugün
sokaklarda çok az tecavüz oluyor. Bravo, Türk Milleti’ne... Bu
televizyonlar, bu diziler olduktan sonra... Ben o diziyi de izledim. (Binbir
Gece) O kıza da baktım. (Bergüzar Korel’i kastediyor) Erkeklere inek gibi
bakıyor. Başka hiçbir şey yapmıyor. Üzerine de 150 bin dolar alıyor...”
Akşam, 6 şubat
‘Benim kadınım yemek yapmalı’ dedi diye, Günaydın, dansçı Tan Sağtürk için
‘TÜH! O DA MAÇO ÇIKTI” diyor.
Sağtürk, dışarıdan bakınca hiç maçoya benzemiyor...
Sabah-Günaydın, 6 şubat
NRİBÜŞON?
“ATV’nin sevilen dizisi Bir Demet Tiyatro’da bu akşam nikah heyecanı var”
diyor Günaydın. “Tribüşon ile Füreyya nihayet nikah masasına oturuyor”.
Tribüşon kovalasın sizi!
Sabah-Günaydın, 6 şubat
BUGÜN DE BENİ ÖLDÜRECEK...
Birinci sayfadaki ‘haber’ anonsu :
“Dev avizemiz güneşin ihtiyacı olan enerji bir gün verilmese, bütün canlılar
buz kesecek, karanlıkta kalacak. Bir tek evin ışığının yanması için
gerekenmer ortadayken, her gün aynı saatte güneşin doğmasının tesadüf olması
mümkün mü?”
Her gün Bugün gazetesinde Allah’ın varlığını ve kudretini ispat etmek için
maaş alan arkadaş, yazısının bir yerinde de şöyle diyor:
(Güneş sayesinde) “Sadece ısınıp aydınlanmıyoruz, ağaçlardaki ham meyveler
de pişiriliyor.”
Benim elmam az pişmiş olsun!
Bugün, 6 şubat
SEVİŞECEK ÇİTFLERE…
Şok gazetesinin sapıklara hitap eden ‘Sağlıklı Yaşam’ sayfasında
‘Birbirinizin tadına varın’ başlıklı yazıdan, sevişecek çiftlere
tavsiyelerde bulunuyor, mesela:
- Çok temiz olmaya ve iyi yakınmaya özen gösterin. Ama doğal kokularınızı
yok edecek kadar da gıcır gıcır temizlenmeyin.
- Bu arada, belki de ilk kez, eşinizin bedeninin çeşitli bölümlerinin nasıl
koktuğunu öğrenin!
- Dilinizle, eşinizin tüm bedeninin tadını öğrenmeye çalışın.
DIIIIIIIIIIIIIIIIT! Burada kesiyorum işin şeyi çıkmak üzere! J
Şok, 6 şubat
Hakkı Devrim’in TELAYNAK kutucuğu:
“Hıncal Uluç'un yazıları kadar, film ve iyi yemek tavsiyelerine de önem
veririm. Buzda Dans yarışına katılan Tuğba Ekinci'yi, yeni bir Jeanne
d'Arc'tan söz edercesine methetti. Dün akşam seyrettim. Pek güzel bir genç
kız.
Ama genç adamları uyarmak boynumun borcudur:
– Sakın Hıncal'ın tavsiye ettiği bir kızla evlenmeye kalkmayın!”
Radikal, 6 şubat
DUBAİ İMZALI BLUZ
Kelebek’in haberi ‘Reklamcı Ali Taran yaşamını sürdürdüğü Dubai imzalı bluzu
ve ilginç saç şekliyle...’ diyor. (Hürriyet-Kelebek, 7 şubat)
Dubai imza atmamıştır herhalde, bu bir. Ali Taran’ın cinsel tercihleri
hakkında bir fikir sahibi değilim ama, üzerindeki bir tişörttür, kadınların
giydiği türden bir blûz değil...
24 BİN DIIIIT
Hürriyet-internetin magazin sayfasındaki “Şehrazat, daha önce “ahlaksız
teklif”te bulunan Onur'un evlilik teklifini kabul etsin mi?” anketine cevap
veren okur sayısı (7 şubat saat 10.10) 23.499...
ATLAS’A ŞİİRLER
Özcan Deniz, Gülben Ergen-Mustafa Yılmaz çiftinin bebekleri Atlas için bir
şiir yazmış. Sözleri şöyle:
“Atlas bebek / Atlas demek / İpek demek, kırmızı demek / Sen ışık gibi, ayna
gibi, ateş gibisin demek / Atlas bebek / Atlas demek / Daha çok kardeşin
olacak demek / Ama annen, baban sana emanet demek / Hoş geldin Atlas bebek”
Bu şiir pek şairane bulunmadı nedense. Aynı gün Hürriyet’in iki yazarı
birden makaraya aldılar.
Ahmet Hakan :
Hadi gelin Özcan Deniz’in bu “çocuksu” yaklaşımına, “Atlas bebeğin” olası
yanıtını da yazarak biraz kafamızı bulalım:
“Özcan amca, Özcan amca / Işık gibi, ayna gibi, ateş gibi olacağım Özcan
Amca / Daha çok kardeşim olsun amcacığım / Annem babam tabi ki bana emanet /
Onlara çok iyi bakacağım, söz Özcan Amca / hoş bulduk Özcan Amca hoş bulduk”
Cengiz Semercioğlu :
Madem ki Özcan Deniz böyle bir şarkı sözü yazdı, ben de yazarım.
Madem ki Atlas Bebek’e hediye vermek bu kadar kolay, ben de bir hediye
vereyim...
Buyrun, “şiirimin adı” Atlas Bebek:
Bir hırka bir yelek / Hayat böyle demek / Hep gülmen gerek / Hoşgeldin Atlas
bebek / Sen ne yaptın zalim felek / Kalkın buradan gidek / En güzeli aşkla
sevmek / Hoşgeldin Atlas bebek / Sanma ki bunlar gerçek / Bu şiir çok kelek
/ Ama senin yüzün melek / Hoşgeldin Atlas Bebek
Hürriyet, 7 şubat
BİR SOSYETE DEDİKODUSU VE RESİMALTI:
Doğal güzellikleriyle ünlü Phuket Adası ve çevresi ‘The Beach’ filmine ev
sahipliği yapmıştı...
Sabah, 7 şubat
KİM KİME KOYDU ACABA?
Uludağ’da kızıyla birlikte ‘snow-board’ dersleri alan Hülya Avşar ‘Ben
basına ambargo koydum. Kameralara karşı bir antipatim oluştu’ demiş. (Basına
hakaret edilmesinden gocunmayan Hürriyet, 8 şubat)
Tersi olmasın?
BİR POPO SAHİBİNİ ARIYOR diyor Şok
Youtube’da bir popo görüntüsü varmış. Anladığım kadarıyla kıvırtan seksi bir
popo. Bugüne kadar 42.000 kere tıklanmış bu da çok azmış.
Haberlere ‘Ayşe Hatun Önal’ın poposu’ diye söylentiler çıkınca, güzel manken
kızmış, sorumlusu kimse dava edecekmiş.
Şok bu haberi ‘mezhebihe göre’ veriyor. Güya A.H.Önal ‘Benimkisi az
tıklanacak popo mu?’ diyerek mahkemeye koşmuş. Güya ‘Benimkisi olsa bir
milyon kere tıklanırdı’ demiş.
Şok, 8 şubat
OKŞAN ABLAM NEREDESİN?
Zümrüt’ün rüyası: Son birkaç gecedir hep aynı rüyayı görüyorum ve ne anlama
geldiğini çok merak ediyorum. Daha önce hiç görmediğim bir yazlık
sitesindeyim. (?) Yanımda yakın bir arkadaşım. Devamlı gezinip duruyoruz
sokakta. Çok büyük bir yer. Amaçsızca dolanıp duruyoruz. Sonra karşımıza hep
aynı yerde hep aynı köpek çıkıyor. Korkuyoruz. Uzaklaşması için sopa
atıyoruz ona. O sopayı yakalamaya gittiğinde biz de diğer taraftan
kaçıyoruz. Daha sonra kan ter içinde uyanıyorum.
Şimdi, OKŞAN’LA 6.HİS köşesini hazırlayan OKŞAN ABLAM ‘En hakiki, Öz Okşan’
olsa, bu rüyayı şöyle mi tabirlerdi yani:
“Rüyanız vaktinizi gereksiz işlerle geçirdiğinize işaret etmektedir. Yaşam
tarzınısı gözden geçirmelisiniz...” (Şok, 8 şubat)
Artık çaycı hazırlamasın bu rüya tabirleri köşesini yahu, adam gibi bi’
OKŞAN ABİ bulun artık!
BU DA PEZOŞ KÖŞESİNDEN
Bir alıntı da Şok’un pezos hizmeti veren SIRDAŞ köşesinden. Rumuz ASİ
ROCK’ın verdiği küçük ilan: “Merhaba ben Mersin’den Can. 32 yaşında, 1.78
boyunda, ela gözlü, bekar bir gencim. 20-60 yaşında bekar, dul
bayanların...”
Skalayı geniş tutuyor Asi Rock... 20’den 60 yaşına kadar. Belli ki başına
vurmuş!
Şok, 8 şubat
Medyatava’dan bir alıntı:
KURTLAR VADİSİ’NDE FATİH ALTAYLI’YA DOKUNDURMA:
“Kurtlar Vadisi Terör, MHP'den reklam istedi, istemedi” tartışması süre
dursun, dizide dün akşam gözden kaçan bir ayrıntı yaşandı. İşte o
diyaloglar:
Polat'ın adamlarından biri elinde gazete ile Polat'ın yanına geldi ve
şunları söyledi: “O adam yine bizim aleyhimizde yazmış. Belinde silahla
gazete basanlar bizi eleştiriyorlar. Sabah sabah asabımı bozdu.”
Polat'ın yanıtı: “Asabını bozduysa niye okuyorsun?”
Adamın cevabı: “Bir daha bizim aleyhimize yazarsa ona çok ağır konuşucağım.”
Bu olay Fatih Altaylı'nın yıllar önce belinde silahla Güneş gazetesini
bastığı olayı hatırlattı. Altaylı'nın, Doğan Grubu'ndayken bile Kurtlar
Vadisi'ne karşı yazdığı yazıları ise zaten herkes tarafından biliniyor.
Medyatava, 9 şubat
MAGAZİN HABERLERİNDEKİ TANIMLARA BAYILIYORUM
Niki Belucci’yi Hürriyet’in haberi ‘Avrupa’nın en güzel DJ’leri arasında yer
alan…’ diye tanıtıyor. Mersin’de bir program yapmış, ‘gecenin ilerleyen
saatlerinde’ (Allah!) badisini çıkarmış ve… ‘yarı çıplak şov’ yapmış.
(Hürriyet, maalesef ana gazete, 9 şubat)
Demek ki ‘yarı çıplak’ gibi kavramlar zaman içinde mahiyet değiştiriyor.
Niki’nin yandaki resmine bakar mısınız.
Çıplak olması için ne yapması gerekiyordu acaba?
34 SD 2007 MESELA
Hep hayal etmişimdir, param olsa da Türkiye’nin görgülü zenginleri gibi ben
de sokaklara sığmayan, virajlara giremeyen, normal bir arabanın 3 katı
benzin tüketen dana kadar bir cip alsam diye! Tabii ki siyah! Kurtlar Vâdisi
rengi…
Alsam da cipime 34 SD 666 yahut 34 KSD 54 felan gibi bir plaka taktırsam!
Aaah ah!
Ama inanın, Seda Sayan’ın genç sevgilisi Nihat’a aşkının büyüklüğünü ispat
etmek için, son model (siyah) Range Rover’ına taktırdığı 34 SON 33 plakayı
görünce hasetimden çatladım!
Zenginlik ve görgü güzel şey!
Sabah-Günaydın, 9 şubat
HÜRRİYET BENİ ARKADAN VURUYOR. Editör arkadaşım Ayhan Atakol da alet oluyor.
Bilimadamları bilgisayar yardımıyla ‘insanın düşüncelerini okumayı’
başarmışlır.
Nasıl verildi bu haber (bütün gazetelerde) ?
‘AZINLIK RAPORU FİLMİNDEKİ GİBİ…’
Hürriyet, 10 şubat
(Neremizle olursa…) BİRAZ GÜLELİM
Ne zaman adam oluruz?
Gazeteler suçları örtmek için değil aydınlatmak için haber yaptığı zaman.
Fatih Altaylı - Sabah, 10 şubat
HÜRRİYET-İNTERNET, 11 ŞUBAT PAZAR SAAT 13.04
‘Doğa Bekleriz kuliste nasıl kavga etti?’ adlı videoyu seyreden Hürriyet-internet
okuru sayısı 20.664
YİNE KURTLAR
Kurtlar komedisi, diyor Ahmet Hakan ve Kurtlar Vadisi Terör adlı dizinin ilk
bölümünden bir ‘muhabbet’i aktarıyor:
BÜYÜK BİRADER: Böleceğiz dediniz hálá bölemediniz ülkeyi.
ÖRGÜT BAŞI: Böleceğiz, böleceğiz! Bize bir şans daha verin.
BÜYÜK BİRADER: Bu kaçıncı şans. Beceremiyorsunuz bir türlü bölmeyi.
ÖRGÜT BAŞI: Sadece belli bir bölgeyi değil büyük şehirleri de böleceğiz.
İstanbul’dan hak talep edeceğiz.
BÜYÜK BİRADER: Sen bana İstanbul’u ver, ben sana bütün bir Ortadoğu’yu
vereyim.
ÖRGÜT BAŞI: Tamam, anlaştık.
Ardından soruyor Ahmet Hakan:
“Eğer “Kurtlar Vadisi Terör” adlı dizi, birçok memleket evladının “terör
olgusu” üzerine fikir edinmelerini sağlayan “yegáne kaynak” ise... “Söyler
misiniz: Biz Aziz Nesin’e neden çok kızmıştık?” (Hürriyet, 11 şubat)
Not: Baktım, Enis Berberoğlu da aynı gün yazısında Kurtlar Vadisi’nden
bahsediyor ve o da Aziz Nesin’i hatırlıyordu. Demek ki dizi gerçekten salak…
AAA SIKTI AMA
Yüksel Aytuğ da bu diziden bahsediyordu. Polat Alemdar, Elif’in mezarını
ziyaret ederken, yakındaki bir kabirde de oğlunu Güneydoğu’da şehit vermiş
bir anne gözyaşı döküyormuş. Yüksel (şehit mezarının) ‘Hemen yanı başında
göndere çekilmiş Türk bayrağı. Ama Edirnekapı Şehitliği’nde olması
gerekirken Ortaköy mezarlığında. Neden? Çünkü Elif’in kabrini ziyarete gelen
Polat ile şehit annesinin karşılaşması lazım” diyor.
Sabah-Günaydın, 11 şubat
AKLIMIZA BİLE GELMEZ
Zülfü Livaneli futbolla girmişti yazısına:
“Sevgili dostum Mustafa Taviloğlu ne diyordu benim için ‘İyidir hoştur da
büyük bir kusuru var: Futboldan hiç anlamaz.”
“Sahiden anlamam” diye itiraf ediyor Livaneli, “Bunu bir entelektüel
züppelik gibi görmesin kimse…” (Vatan, 11 şubat)
Livaneli’nin içi rahat etsin, böyle bir yaklaştırma aklımıza bile gelmez…
VE SON OLARAK…
Can Ataklı eski bir yazısından bahsedince uyandım. 28 ocak’ta anlatmış oysa…
Beyefendi lütfen rahatsız etmeyin
Yer Antalya. Kentin en lüks oteli. Yılını bilmiyorum ama çok eski değil.
Restoranda müşteriler yemek yiyor, bir piyanist de konuklara günün sevilen
parçalarını çalıyor. Derken vakit ilerliyor, piyanist programını bitiriyor,
kalkıp gitmek için hazırlık yapıyor.
Bu sırada yemek yiyen müşterilerden biri piyanistin yanına geliyor çok
kibarca “acaba biraz çalabilir miyim?” diye soruyor. Piyanist nasıl olsa
işinin bittiğini düşünerek “tabii” diyor ve yerini bırakıyor.
Otel müşterisi çok güzel bir caz parçası çalmaya başlıyor. Bu sırada
restorana giren otelin müdürü piyanonun başında bir müşteriyi görünce hızla
ona doğru gidiyor ve “Lütfen piyano çalmayı bırakır mısınız, diğer
müşterileri rahatsız ediyorsunuz” diyor. Piyano çalan müşteri özür dileyerek
yerinden kalkıyor, piyanonun kapağını indiriyor ve masasına oturuyor.
Otel müdürü huzurlu biçimde restorandan çıkarken şef garsona “Kim bu adam”
diye soruyor. Şef garson da “Chick Corea” diyor. (Vatan, 28 ocak)
Not: Böyle güzel bir anekdot da ancak bu kadar tatsız hale getirilebilir!
|