Ben de, 'İnsanlar şarap içmiş filan diye açıklama yapacağınıza, itfaiyeye merdiven alın' diye yazdım. Bir gün Tayyip Bey bana telefon etti. Bu konuda konuşurken 'İtfaiye merdiveni alımını ihaleye çıkarsam üç ay sürer' dedi. Ben de 'Bunu yaparsanız hiç olmazsa üç ay sonra çıkabilecek bir yangında birileri kurtulur" dedim, bir süre sonra sinirlendi, "Sen bilmiyorsun bu işleri" diye cevap verdi bana. Benimle sürekli "sen" diye konuşuyordu. Dayanamadım, 'Bakın, ben size 'sayın' diye hitap ediyorum 'siz' diyorum. Siz bana 'sen' diyorsunuz' dedim ve kapadım telefonu. Birincisi bu.
Hasan'lar Nasıl Karıştı...
İkincisi ise daha vahim. Bir gün bana "Başkan Recep Tayyip Erdoğan arıyor" dediler. Açtım telefonu, "Hasan Abi, yarın gidiyoruz değil mi?" dedi, Şaşırdım tabii. "Siz hangi Hasan’ı arıyorsunuz" diye sordum. Meğer Hasan Cemal’i arıyormuş, "Ben Hasan Pulur’um" deyince kapattı telefonu suratıma. Sonradan öğrendim. Başkan, Oktay Ekşi, Ertuğrul Özkök ve Hasan Cemal'e helikopterle İstanbul turu attıracakmış. Organizasyonu da Hasan cemal yapıyormuş. Tayyip Bey'le bundan başka bir konuşmam olmadı."
Gaf Üstüne Gaf
Pulur Erdoğan'ın üslubu hakkındaki düşüncelerini "Başbakan yetiştiği muhitin üslubunu fazla bırakamamış. Bu üslup, o çevreye hoş gelebilir, ancak 'Askerlik yan gelip yatma yeri değildir' gibi sözleri onu sürekli olarak izleyecektir. 'Eğer şehit aileleri üzülmüşlerse onlardan özür dilerim' demesi ise gaf üstüne gaf yapmaktır" dedi
Haber: Belgin
belginelcioglu@grafiksaati.com
Grafik : Tevfik Elçioğlu

Grafik Saati
