4 Nisan 2007 Çarşamba-
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tüm
şirketlerin ortaklık hakları ile yönetim ve denetimini devraldıktan
sonra, ilk iş gününde gelen tekliflerle şaşkına dönmüş vaziyette.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, önceki akşam Turgay Ciner’in işletmecisi
olduğu Sabah gazetesi ve atv’nin merkezinin bulunduğu Balmumcu’daki
binaya gelip tüm şirketlerin ortaklık hakları ile yönetim ve denetimini
devraldıktan sonra, ilk iş gününde gelen tekliflerle şaşkına dönmüş
vaziyette.
Star gazetesini satarken epey zorlanan TMSF,
belli ki bu kez aynı zorlukları yaşamayacak.
TMSF’yle temasa geçen iki grubun el konulan Merkez şirketleri için,
nihai fiyat due dilligence’dan (gizlilik anlaşması yaparak şirketin
defterlerini inceleme) sonra kesinleşmek üzere 800 milyon dolar
civarında peşin ödeme yapmaya hazır olduğunu TMSF yetkililerine ilettiği
öğrenildi.
El koyma sürecinde yaşananlar netleşiyor
TMSF Başkanı sinyali vermiş muvazaalı
işlemler, gizli protokoller tespit edersek anlaşmaları iptal ederiz
demişti. Ertürk’ün bu sözleri çoğu kişinin dikkatinden kaçmış olabilir.
Biz Ertürk’ün bu çıkışını ekonomi sayfalarımızda gösterdiğimizde iş
dünyasından bir kaç telefon almıştım. Ertürk’ün kimleri kastettiği merak
ediliyordu. O günlerde konunun tarafları zaten sinyali almış hatta karşı
atağa bile geçmişti.
Ertürk’ün o günkü çıkışının altında yatan gelişmeler yaşananlar da
netleşmeye başladı.
Dinç Bilgin Oğlu Önay Bilgin'i Devreye
Soktu
Dinç Bilgin geçen hafta oğlu Önay Bilgin’le
birlikte bizzat TMSF Başkanı’na başvurarak gizli ortaklık belgelerini
ibraz etti. Dinç Bilgin burada Ertürk’e “Kamu menfaatinin bu bilgileri
bilmenizden geçtiğini düşünüyorum” dedi.
TMSF Başkanı Turgay Ciner’i çağırarak belgeleri gösterdi. Ciner “Bu
protokoller geçersiz, biz Dinç Bey’le kendi aramızda bu işi daha önce
halletmiştik” dedi. Ertürk nasıl halledildiğine dair belge istedi.
Daha sonra Turgay Ciner’in baş hukuk
müşaviri ve Medya Grup Başkanı Kenan Tekdağ, TMSF’ye giderek bazı
belgeler ibraz etti. Ancak bu belgeler ciddi bulunmadı. Tekdağ gizi
ortaklık anlaşması içeren porotokollerin feshedildiğine dair geçerli bir
belgeyi sunamadı.
Turgay Ciner Başbakan Erdoğan'dan TMSF
Başkanı Ertürk'ü Aramasını İstedi
Ertürk, Başbakan’a çıktı
TMSF Başkanı Ertürk, medyada deprem yaratacak
bu gelişme için Başbakan’dan randevu istedi. Ankara’ya gidip olayı
anlattı ve “Yasalar bu gruba el koymamı emrediyor” dedi. Başbakan
“Yasalar neyi gerektiriyorsa onu yap” cevabı verdi.
Ertesi gün Sabah gazetesinin düzenlediği “Temiz internet” konferansına
Başbakan Erdoğan da katıldı. Turgay Ciner de evsahibi sıfatıyla
oradaydı. Başbakan bir konuşma yaptı. Daha sonra Turgay Ciner,
Başbakan’la 15 dakika başbaşa görüşüp, kendini savunmaya çalıştı.
Başbakan “Bakarım” dedi. Ancak o görüşmeden sonra Ertürk’ü aramadı.
TMSF yetkilileri cuma günü, gruba pazar akşamı el koyma kararı aldı.
Anladığım kadarıyla Sabah ekibi böyle bir operasyon beklemiyordu. Pazar
öğle saatlerinde ne Turgay Ciner, ne Kenan Tekdağ ne de Genel Yayın
Yönetmeni Fatih Altaylı Balmumcu’daki gazete binasında değildi.
Turgay Ciner TMSF'ye Çağırıldı
Saat 15.00-15.30 sıralarında Turgay Ciner
TMSF’ye çağrıldı. Zaten Ciner’in TMSF’nin Esentepe’deki binasına
Masserati araba ve spor kıyafetlerle gelmesi hazırlıksız olduğunu
gösteriyordu. Ciner binada 45 dakika kaldı. Görüşmede birkaç saat sonra
şirketlerine el konacağı söylendi. Turgay Ciner birkaç gün süre istedi
ama TMSF bu talebi reddetti.
Turgay Ciner, Fatih Altaylı, Kenan Tekdağ
ATV Binasında Son Kez Toplandı
Turgay Ciner, TMSF’den çıkıp birkaç yüz
metre ötedeki Sabah ve atv binasına gitti. O sırada Kenan Tekdağ ve
Fatih Altaylı da binaya geldiler. Ciner binada üst düzey yöneticileriyle
bir toplantı yaptı ve TMSF ekiplerinin binaya gelmesinden yarım saat
kadar önce binayı terk etti.
Sabah Gazetesinin Samandıra Baskı
Tesislerinde Şüpheli Yangın
Sabah gazetesinin Samandıra’daki baskı
tesislerinde dün yangın çıktı. Yangına, bir makinenin montajı sırasında
kullanılan kaynak makinesinden çıkan kıvılcımların neden olduğu
bildirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, saat
09.43 sıralarında çıkan yangının, kendilerine saat 09.46’da haber
verildiği ve olay yerine sevk edilen itfaiye ekiplerinin müdahalesi
sonucu saat 10.35’de kontrol altına alındığı belirtildi. Açıklamada,
“Yangının tarafımızdan kontrol altına alınmasından sonra çıkış nedenini
belirlemek için yaptığımız incelemede, baskı tesislerinde yeni
kurulmakta olan bir makinenin çelik konstrüksiyona montajı sırasında
kaynak makinesi kullanıldığı ve yapılmakta olan işlem sırasında sıçrayan
kıvılcımların etrafındaki sunta ve talaşları tutuşturduğu anlaşılmıştır”
denildi.
Turgay Ciner'in Park Elektrik
ve Ceytaş Madencilik Şirketlerinin Hisseleri Dibe Vurdu
Turgay Ciner'in Kendi
Şirketleri de İflas mı Ediyor?
Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu, muvazaalı işlemler yapılması nedeniyle Merkez
Grubu şirketlerine el koyarken, sarsıntıdan Turgay Ciner’in borsadaki
şirketleri Park Elektrik ve Ceytaş Madencilik de etkilendi. Her iki
hissenin sırası da İMKB Başkanlığı’nın ’konu netlik kazanmadan işlem
göremezsiniz’ kararı doğrultusunda birinci seansta kapalı kaldı. Park
Elektrik ve Ceytaş’taki yaklaşık 10 bin borsa yatırımcısı “Karar diğer
şirketleri de etkiler mi?” stresiyle beklerken iki şirketten gelen
açıklamaların ardından ikinci seansta senetler işleme açıldı. Ancak
hisseler işleme açılır açılmaz alıcısız taban fiyata geriledi. Düşüş
Ceytaş Madencilik’te yüzde 10, Park Elektrik’te ise yüzde 9.65 oldu. İki
şirketin toplam piyasa değeri Cuma kapanışına göre 24.2 milyon dolar
azalarak 227.1 milyon dolara indi.
EPDK Başkanı Günay:
Medya Şirketleri ile Enerji Şirketleri Farklı
Bu gelişme nükleer santral
başvurusunu etkilemez
Enerjİ Piyasası Düzenleme
Kurumu (EPDK) Başkanı Yusuf Günay, el koymanın Park Holding’in EPDK’ya
geçtiğimiz günlerde yaptığı nükleer santral kurulmasına ilişkin lisans
başvurusunu etkileyip etkilemeyeceği sorusunu yanıtlarken, “Tahmin
ediyorum ki etkilemez, etkilemez diye düşünüyorum. Medya şirketleri ile
enerji şirketleri farklı” dedi.
Medya yükselen değer mi?
TMSF’yle temasa geçen
taliplerin son 3-4 yılda dünyadaki satın alma faaliyetlerinin yarıdan
fazlasını gerçekleştiren private equity fund’lar (özel sermaye fonları)
olduğu ileri sürülüyor. Bu tip fonlar medya gibi, kendine has
özellikleri olan sektörlere yatırım yaparken, asıl işi medya olan büyük
gruplarla hareket ediyor. Yani stratejik yatırımcı (medya şirketi) ile
“sponsor” denilen özel yatırım fonları birlikte teklif veriyor.
2007 yılının ilk 3 ayında dünyada satın alma birleşme işlemlerinin
toplamı rekor düzeye ulaşarak 1 trilyon 130 milyar doları aştı. Bu
rakama ulaşılmasında satın almalarda oldukça agresif davranan özel
yatırım fonlarının büyük etkisi bulunuyor. Özel yatırım fonları geçen
yılın en büyük satın almalarında da hep baş aktör olmuşlardı.
Ciner’in fiyatının iki katı
800 milyon dolar, ilk etapta
teklif edilen daha doğrusu telaffuz edilen rakamlar. Ancak bu bedel bile
Turgay Ciner’in şirketler için 10 yılda vade farksız ödemeyi teklif
ettiği 380 milyon doların iki katından fazla bir rakamı ifade ediyor.
(Turgay Ciner, TMSF ile 433 milyon dolarlık bir ödeme planında
anlaşmıştı. Ancak bu miktardan Turgay Ciner’in Etibank’a olan 23 milyon
dolarlık borcu ile satılan şirketlere üçüncü kişilerin uyguladıkları
hacizler nedeniyle oluştuğu iddia edilen 20 milyon dolarlık mükerrer
ödeme düşüldüğünde Bilgin grubu şirketlerinin Ciner’e gerçek maliyeti
380 milyon dolar civarında hesaplanıyordu.)
Bir önemli ayrıntı daha... Sözkonusu şirketlerin satışından TMSF’nin
kasasına girecek para 800 milyon dolar civarında olsa bile Etibank’ın
batmasından kaynaklanan kamu zararının tamamı tasfiye edilmiş olacak.
Peki TMSF’nin el koyma operasyonundan daha 24 saat bile geçmeden 2 ciddi
teklif nasıl gelebildi? Bu soruya yanıt vermeden önce Türk medya
sektörüne hayat veren reklam harcamalarına gözatmakta fayda var.
2006 yılında reklam harcamaları 3 milyar 675 milyon YTL oldu. Bunun 1.4
milyar YTL’sini televizyonlar, 1 milyar YTL’sini ise gazeteler aldı.
(Gazete ve dergi rakamını birlikte kullandım.) Yani aslan payı gazete ve
televizyonların.
Reklam pastası büyüyor
2001’deki dehşetli küçülmenin
ardından 5 yıl üst üste yüksek büyüme oranları gerçekleştiren Türkiye
ekonomisinde reklam harcamalarında da önemli artışlar yaşandı. Konut
sektöründeki patlama, otomobil ve beyaz eşya satışlarındaki artış, GSM
sektöründeki rekabet reklam dünyasına gözle görülür bir ivme kazandırdı.
Reklam harcamaları 2005 yılında 1.7 milyar dolar civarındaydı. 2006’da
ise 2.1 milyar dolara yaklaştı. 2007 öngörüsü yüzde 25’in üzerinde
büyüme...
Görüldüğü gibi reklam pazarında yol alınacak daha çok önemli bir mesafe
var. Tüm bu artış rakamlarına rağmen reklam harcamalarının GSMH içindeki
payı yüzde 0.5’ler düzeyinde.
Worldwide Advertising Market’in raporuna göre bu oran gelişmiş 7 büyük
ülkede ortalama yüzde 1’in üzerinde. Aynı rapora göre, nüfus başına
reklam harcamasının AB ortalaması 190 euro, ABD ortalaması 479 euro.
Bizde 2006 reklam harcamasını euro olarak ifade edersek 18-19 euro
civarında kaldığını görüyoruz. Yani Avrupa ortalamasının onda biri...
Yakın zamandaki alımlar
Türk medya sektörünü inceleyen
analistler bu rakamlara bakıyorlar, Türk ekonomisinin gelişimini yanına
koyuyorlar ve daha alacak çok mesafe olduğunu görüyorlar.
Zaten yabancıların Türk medya sektörüne olan ilgisinin altında da
büyüyen bu rakamlar var.
Hatırlayın, Doğan Yayın Holding (DYH) yüzde 99.51 iştiraki olan Doğan TV
Holding A.Ş.’nin (DTV) yüzde 25’ni, 375 milyon euroya Axel Springer’e
sattı. Tüm hisseler için 1.5 milyar euroluk toplam değer hesap edildi.
Turgay Ciner bile halka açılma hesapları yaparken şirketlerin değerini
1.2 milyar dolar olarak hesaplamıştı. Kendisi TMSF’den 10 yıl vadede 433
milyon dolara aldığı yayınları 1.2 milyar dolar değer üzerinden
satacaktı. Şayet SPK, İMKB bu satışa izin vermiş olsaydı, Ciner yüzde
25’lik halka arz ile tüm TMSF borcunu erken kapatacak, bir anlamda
koskoca bir medya grubuna bedelsiz sahip olacaktı.
Medya sektörünü yakından takip eden, Sabah’ın halka arz macerasına da
kıyısından köşesinden katılan analistlere ilk etapta gelen 800 milyon
dolarlık tekliflerle ilgili görüşlerini sordum. Hiç şaşırmadılar. Hatta
eklediler: ’1 milyar doların üzerine çıkılırsa şaşırmamak lazım.’
Posta

|
Diğer Grafik Saati
Sayfalarından... |